25 yıllık lezzet ve kalite yolculuğumuz
theWRAP olarak yola çıkmadan yaklaşık 25 sene önce zihnimizde "yemek" ile ilgili o kadar çok soru vardı ki. theWRAP'in macerası için aslında bu sorulara aradığımız ve kendimizce bulduğumuz yanıtlardır dersek yeridir.
Yediğimiz her şey neden giderek tek tipleşmekte, sağlıksızlaşmakta ve endüstriyelleşmekteydi?
Lezzet çeşitliliğini ve sağlıklı beslenmeyi birlikte gözeten bir gastronomi anlayışı olamaz mıydı? Bu sorulara kendimizce "neden olmasın?" dedik. Taze olmayan, işlenmiş ürünlerden, ne olduğunu bilmediğimiz bir sürü kimyasal katkı malzemesinden, ve aşırı kar hırsından uzak durursak bunu başarabileceğimizi düşündük.
Her zaman mümkün olan en taze ürünleri alıyoruz, kimyasal katkılardan uzak duruyoruz ve mümkün olan en sağlıklı pişirme tekniklerini kullanıyoruz.
Farklı lezzetleri arayıp bularak bu lezzetleri en sağlıklı biçimde yorumlayarak menümüze koyuyoruz. Menümüz kültürel çeşitliliğe duyduğu saygıyı yansıtır.
Lezzetli ve sağlıklı olduğu kadar "temiz" yemek yemenin herkesin hakkı olduğunda hemfikirdik. Uluslararası hijyen standartlarını benimseyip gözeteriz.
Atık yağlarımızı, cam ve kağıtlarımızı geri dönüşüme gönderdik. Besin değeri taşıyan atıklarımızı hayvan barınaklarıyla paylaştık.
Yeşilliklerimizi zirai ilaç kalıntılarından arındırmak için özel istiridye tozu ile makinada yıkıyoruz. Personelimize sürekli hijyen eğitimi veriyoruz.
25 yıldır bu ilkeler ışığında faaliyetteyiz. Bizi destekleyen tüm theWRAP dostlarına sonsuz teşekkürler.